Veri merkezi yatırımlarında yeni dönem başlıyor
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının 5 Kasım'da açıkladığı Milli Enerji 2040 planı, Türkiye'de veri merkezi yatırımlarında yeni bir dönemin kapısını aralıyor
Küçük modüler nükleer reaktörlerin doğrudan tesislerin yakınında konumlandırılması planlanırken, veri merkezi arazilerinin seçiminde enerji altyapısı ve imar koşulları daha belirleyici hale geliyor. Türkiye'nin enerji alanındaki uzun vadeli hedefleri, veri merkezi sektöründe yatırım ve arazi tercihlerini değiştirmeye hazırlanıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının açıkladığı Milli Enerji 2040 planında nükleer enerji kapasitesinin 10 bin megavata çıkarılması hedeflenirken, küçük modüler reaktörlerin veri merkezlerinin yakınında kurulması gündeme geliyor.
VERİ MERKEZLERİNDE ARAZİ SEÇİMİ DEĞİŞİYOR
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Türel & Partners Gayrimenkul Geliştirme Hizmetleri'nden Dr. Tevfik Türel, veri merkezi yatırımlarında bugüne kadar fiber altyapı ve ulaşım bağlantılarının öncelikli kriterler arasında yer aldığını belirtti.
Yeni enerji politikalarının bu yaklaşımı değiştirdiğine dikkat çeken Türel, teknoloji şirketlerinin yalnızca elektrik satın alan kuruluşlar olmaktan çıkarak enerji üretim yatırımlarının finansmanında da rol üstlenmeye başladığını ifade etti.
ENERJİ ALTYAPISI YATIRIMLARDA BELİRLEYİCİ OLACAK
Küçük modüler reaktörlerin veri merkezlerine yakın alanlarda konumlandırılması yaklaşımı, yüksek elektrik tüketimine sahip tesislerin enerji ihtiyaçlarının karşılanmasında yeni bir model olarak öne çıkıyor.
Bu gelişmeyle birlikte veri merkezi yatırımlarında yalnızca fiber bağlantı kapasitesi ve ulaşım olanakları değil, enerji üretim tesislerine yakınlık, elektrik altyapısı ve uygun imar koşulları da önem kazanıyor.
GAYRİMENKUL PİYASASINDA YENİ FIRSATLAR
Dr. Tevfik Türel'in değerlendirmeleri, enerji politikalarındaki dönüşümün gayrimenkul sektörüne de yansıyabileceğini ortaya koyuyor.
Özellikle yüksek enerji kapasitesine ihtiyaç duyan veri merkezleri için uygun arazilerin önümüzdeki dönemde daha fazla önem kazanması beklenirken, enerji altyapısına erişim olanaklarının yatırım kararlarında belirleyici unsurlardan biri haline gelebileceği değerlendiriliyor.
Böylece Türkiye'nin 2040 enerji hedeflerinin yalnızca elektrik üretim kapasitesini değil, teknoloji yatırımlarının coğrafi dağılımını ve gayrimenkul piyasasındaki tercihleri de etkilemesi öngörülüyor.